Eğitimler için Ön Kayıt Formunu Doldurunuz
Danışmanlık için randevu alınız.

ÇOCUKLARDA ÖZ GÜVEN GELİŞİMİ NASIL DESTEKLENİR?

ÇOCUKLARDA ÖZ GÜVEN GELİŞİMİ NASIL DESTEKLENİR?22.01.2019



Paylaş:
Yazı Boyutu





Çocuklarda Öz güven Gelişimi Nasıl Desteklenir ?

Öz güven, tüm insanlar için en önemli duygusal gerekliliklerden biridir. Öz güven kendimizi ne kadar değerli bulduğumuzun, ne kadar değer verdiğimizin bir göstergesidir. Kendimize verdiğimiz değer öz güvenimizi belirler. Bu temel gereksinimimiz karşılanmadığı zamanlarda ruhsal anlamda sağlıklı olamayız. 

Bizi diğer canlılardan ayıran en büyük özelliğimiz olan farkındalık yönümüz kendimizle ilgili olarak da bazı fikirlere sahip olmamıza ve kendimize bir kimlik oluşturup bu kimliğe bir değer vermemize olanak sağlar. Yani kim olduğumuzu tanımlar ve buna bir değer biçeriz. Öz güvenimiz bizim kendimizle ilgili muhakememizin sonucunda ortaya çıkar. Bu yargılama esnasında farkında olmadan birçok etmen rol oynar. Çevremiz, ailemiz; ailemizin bize karşı tutumu çevremizin bize verdiği değer, yetiştirilme tarzımız, yetişme koşullarımız bunların hepsi öz güvenimizin temel yapısını oluşturan etkenlerdir.

Çocuklar, doğdukları zaman öz güvenli bir kişiliğe sahip olarak dünyaya gelmezler. Bu sonradan yaşantı yoluyla edinilen bir iç güçtür. Doğdukları ilk andan itibaren bebekler içgüdüsel gelişimlerinin inşasına başlarlar. Bu yüzden yaşamın ilk yıllarından itibaren var olan anne-baba-çocuk ilişkisinin niteliği çocuğun kendine verdiği değeri belirleyici bir unsurdur.  Anne baba çocuğa destek olur,yardım eder  ve çocuğun gelişim aşamalarına özen gösterirse ; anne ile çocuk güvenli bağlanmayı gerçekleştirebilirse,  çocuğun ihtiyaçları ihmal edilmeden çocuğun huzur ve güven duyması sağlanabilirse çocukta öz güven gelişimi olumlu yönde desteklenmiş olur. Bu açıdan bebeklik ve çocukluk dönemleri kritik bir süreçtir.

Bilimsel araştırmalara göre öz güven gelişimi açısından yaşamın ilk 3-4 yılı çok önemlidir. Anne baba tutumları, yetiştirilme biçimi bireyin kendisiyle ilgili düşüncelerinin temelini oluşturur. .  

Ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin sürekli eleştirel , yüksek beklentili, mükemmeliyetçi  tavırları ya da aşırı korumacı ve bağımsızlığı engelleyici davranışları, çocuğun kendine ilişkin duygu ve yargılarını olumsuz yönde etkiler.Çocukta yeteneksiz, yetersiz ve değersiz olduğu fikri oluşmaya ve benliği tarafından kabul edilmeye başlar. Çocukta öz güven eksikliğine sebep olmak istemeyen    ebeveynler, çocuğun girişimlerini desteklemeli, gelişimini takdir etmeli, hata yaptığında doğrusunu bulmasına  yardımcı olmalı, onu bu haliyle sevmeye ve kabullenmeye devam etmelilerdir. Böylece çocuk da kendini kabul etmeyi, sevmeyi ve kendine güvenmeyi öğrenir. Kendine güven eksikliği, çoğu kez yetenek eksikliğinden değil, diğerlerinin özellikle anne-babanın, çevre ve toplumun gerçek dışı beklenti ile ölçütleri yüzünden çocuğun koşulsuz kabul edilmemesinden kaynaklanır. Bu bağlamda kendine güvensizlik değişmez değildir. İlk çocukluk döneminde bireyin anne-baba tutumlarının değişmesi ve çevrenin beklentilerine göre çocuğa şekil vermeye çalışılmamasıyla kendine güvensiz yetişen çocukların oranı azalacaktır. 

Her çocuk eşsiz ve biriciktir. Bu bireysel farklılıklar çocukların başarılı olduğu alanlara da yansır. Çocuktan beklentilerimiz onun kişilik özellikleri ve yetenekleri ile doğru orantılı olmalıdır. Böylelikle kendini farkında olan, çevresi tarafından kabul edildiğini ve değer gördüğünü bilen çocuk aynı değeri kendine vererek öz güven duygusunu geliştirmeyi başaracaktır. Çocuğun gelişimi sırasında yalnızca yaptıklarına ve başardıklarına odaklanarak çocuğun içsel büyümesinin önemsenmemesi, kişilik yapısı ve özgün duygularının değer görmemesi  öz güven eksikliğine neden olur.


Çocukta öz güven eksikliği  normal kabul ettiğimiz bazı günlük davranışlarda bile kendini gösteren bir durumdur. Çocuğunuz duygu ve düşüncelerini  açıkça ifade etmekte güçlük çekiyorsa, sorumluluk almaktan kaçınıyorsa, genel olarak ürkek ve huzursuz bir yapıya sahipse, karar vermekte zorlanıyor; sık sık kararsız kalıyorsa, güvendiği kişilerden veya yerlerden ayrılırken zorluk yaşıyorsa, herhangi bir başlangıç yaparken çok temkinli davranıyorsa, yeni ortamlara girmek istemiyor yeni tanıştığı kişilerle iletişim kuramıyorsa, orantısız güç gösterileri yaparak her konuda öz güvenli olduğunu kanıtlamaya çalışıyorsa çocuğunuzda kendine güvensizlik gelişmiş olabilir. Böyle bir durumdan endişe edildiğinde çözüm odaklı yaklaşmak ve bir an önce gerekli değişim 

sağlanmaya çalışılmalıdır. Aksi takdirde çocuklar yaşantılarında öz güven eksikliğinden kaynaklanan sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorun bireyin hayatının her alanında etkisini gösterecek bir sorundur. Eğer bir çocuk kendine değer veremezse  ve öz güven duygusundan yoksun bir kişilik örüntüsüne sahip olursa sosyal ilişkilerinde yeterince kendini gösteremez bu nedenle de kurduğu ilişkiler yüzeysel olur , öz güven sahibi insanlara göre psikolojik olarak daha güçsüz olur. Zorlu yaşam olayları karşısında mücadelede etmez. Akademik olarak gerçek başarısını ortaya koyamaz ve potansiyelinin altında bir performans gösterir. En küçük riskleri bile almaktan çekinmesi hayatı boyunca birçok fırsatı kaçırmasına sebep olur. 

Öz güven, değişmeyen durağan bir duygu durumu değildir. Çocuklukta en büyük temelleri atılan öz güven , bireyin hayatı boyunca yaşadığı olaylardan, aldığı dönütlerden olumlu ya da olumsuz şekilde etkilenmeye açık bir  durumdur.  Anne - baba olarak çocuğunuzun öz güven gelişiminde olumlu rol oynamak istiyorsanız ;

Çocuğunuza değerli olduğunu hissettirin, kendisiyle barışık olmasını sağlamak için yardımcı olun. Kendisiyle barışık yetişen ve değerli olduğunu düşünen çocukların öz güvenleri daha yüksektir.


Çocuğunuzu koşulsuz kabul ilkesiyle sevin. Böylelikle her durumda kabul edildiğini bilen çocuk daha huzurlu ve güven içinde hisseder. Dış dünyayı algılama şekli daha olumlu olur.


Yetiştiği ortamın güvenli ve belirgin bir yer olmasına dikkat edin. Bu ortam içinde çocuğun ihtiyaçlarını ihmal etmemeli gerektiğinde yönlendirmelerle ona destek olmalısınız. Çocuğunuzun ihtiyacı yokken müdahalede bulunmamalısınız . Unutmayın ki bu öz güven zedeleyici olacaktır.


Çocuğunuzun bir birey olarak tanındığını hislerinin ve düşüncelerinin tarafınızdan kabul gördüğünü ona hissettirin.


Sosyal öğrenmenin gücünü kullanın. Çocuğunuza öz güveninizin gücünü yansıtın. Onunla iyi olduğunuz alanları paylaşın ve gerektiğinde hata yaptığınızı kabul edip bunu söylemekten de çekinmeyin. Öz güven aynı zamanda eksik yönlerini farkında olup bunu söyleyebilme cesaretini de gerektirir. 


Çocuğunuza olumlu yaklaşın. Eğer anne baba çocuğa  güvenir ve bunu hissettirirse çocuğun da kendine olan güveni artacaktır. Çocuğunuzu ayrıca bir birey olarak değerlendirmeniz onu başkalarıyla kıyaslamamanız onun kendini değerli hissedebilmesi adına çok önemlidir. 


Çocuğunuzdan beklentileriniz onun yaşına, koşullarına ve kişiliğine göre olmalıdır. Çocuğun iyi bir şeyler yapabilmesi ve bunun çocuğa hissettirilmesi çok önemlidir. Bununla birlikte yüksek beklentilerin getirdiği başarısızlık hissi çocuğun motivasyonunu , benlik saygısını, çocuğun kendine verdiği  değeri düşürücü bir etkiye sahiptir.


Çocuğunuza mutlaka başarı hissini yaşatın, ona yapabileceği görevler verin. Gerekli takdir davranışını gösterin. Böylelikle kendilik imajı güçlenecektir.


Çocuklarınızın seçim yapabilmeleri için onlara fırsat verin. Onların küçük hedefler belirlemelerine ve kendi seçimlerini yapmalarına yardımcı olun. Hedeflerin gerçekçi seçimlerin de çocuğun yaşına uygun ölçüde olmasına dikkat edin. Aksi şekilde davranmak isteyen çocuklara durumu uygun şekilde anlatın.


Çocuklarınıza yaşlarına uygun sorumluluklar verin. Kendi başlarına bir şey yapabildiklerini ve sizin onlara güvendiğinizi bilmek kişilik gelişimlerini olumlu yönde etkiler. Yanlış yaptıkları zaman yönlendirmeler yapabilirsiniz.


Çocuklarınızın tercihleri doğrultusunda bedensel aktivitelere, hobi aktivitelerine katılmalarını sağlayın. Bu şekilde aktivitelere katılmanın  çocukların kişilik gelişimleri üzerindeki olumlu etkisi  oldukça fazladır.

Öz güveninin oluşmasında ve gelişmesinde birçok etken vardır. Çocuğun kendi doğası, yaşanılan çevre ve koşullar, başkalarından aldığı tepkiler, değerlendirmeler,destek faktörü ve çocuğa sağlanan imkanlar da çok önemlidir.Bireyin öz güvenin temellerinin atıldığı ilk çocukluk yıllarında ebeveyn çocuk ilişkisinin ve anne-baba tutumlarının önemi  tüm diğer faktörlere kıyasla daha büyüktür. Aile içinde kendisiyle ilgili imajı güçlü olan çocuklar öz güvenlerini geliştirmeye daha yatkın olurlar. Bu yüzden çocuğun öz güvenine katkıda bulunan anne-baba bireyin tüm yaşamı boyunca hayatının her alanında etkisini hissedeceği önemli bir güç kaynağıdır.




Nihal Özyedek



UZMAN PSİKOLOG / AİLE DANIŞMANI / EĞİTİM - ÖĞRENCİ KOÇU

Uzman Psikolog Nihal Özyedek, Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur. Lisans öğreniminden sonra yüksek lisans öğrenimini tamamlamıştır. Aile danışmanlığı ve çift terapisi eğitimleri alarak Aile Danışmanı ünvanını da alan Nihal Özyedek bireysel danışmanlık, aile danışmanlığı, çocuk ve ergen terapisi, öğrenci koçluğu ve eğitim danışmanlığı alanlarında İdeal Psikolojik Danışmanlık ve Kariyer Gelişim Merkezinde Psikolog olarak mesleki etik değerlere bağlı bir şekilde danışanlarına hizmet vermektedir.

Türk Psikologlar Derneğine üyeliği bulunmaktadır.